Beyin ve Merkezi Sinir Sisteminin Bölümleri ve Görevleri

!pek

!pek

Admin
Merkezi sinir sistemi anatomisi,
orta beyin ne görev yapar ? ,
periferik Sinir sistemi hakkında bilgi ,
ara beyinin görevi nedir ? ,

Beyin anatomisi pdf ,
Beyin merkezi sinir sistemi organları ve görevler ,


Beyin (Cerebrum)

Kafatası boşluğunun yukarı kısmında bulunan beyin, sinir merkezlerinin en büyüğüdür. İnsanda beyin, tüm sinir merkezlerinin ağırlığının yarısını oluşturur. Beyin, birbirinin ayna görüntüsü biçiminde olan iki yarım küreye ayrılmıştır. Bu yarımkürelerin yüzeyinde birtakım girintiler, çıkıntılar ve kıvrımlar bulunur. Beynin üst tabakası kül rengindedir ve sinir hücrelerinden oluşmuştur. Beynin alt tabakası beyazdır v dan meydana gelmiştir. Beyaz tabaka beyin bağlar.
Beyin, görme, işitme gibi duysal algıların; duygulanma, düşünme, ha. tırda tutma, istemli hareketlerde bulunma gibi en karmaşık eylemlerin ve bilinç ile kişiliği meydana getiren yetilerin merkezidir. Bu çeşitli yetiler beyin yüzeyinde belli bölgelerde toplanmıştır Beyin yarımkürelerinin bir arızaya uğraması zekâyı, belleği, düşünerek ve istemli olarak davranma gücünü yok edebilir. Beyinde nöronlar çok geniş ölçüde ve çok karmaşık biçimde birbirleriyle ilişki halindedir. Deneme maksadı ile beyin yarımküreleri ameliyatla çıkarılmış bir güvercin bakar, fakat görmez. Ancak havaya atıldığı zaman uçar. Ağzına sokulmazsa önünde duran yem
Talamus ve Hipotalamus

Son zamanlarda önbeyin ile orta ve arkabeyin arasında, yani beynin iç kısımlarında bulunan birtakım organlar üzerinde önemli araştırmalar yapılmaktadır. Genel olarak bu bölgede inceleme yapmak zordur. işte burada omurilik soğanının üst kısmı ile beynin iki yarımküresi arasında gömülü durumda bulunan talamus organı vardır. Burası omurilikten gelip beynin merkezlerine giden ve beyinden gelip omuriliğe giden duysal ve devimsel sinirlerin gelip geçtiği yerdir.
Talamusun hemen altında hipotalamus denilen bir organ bulunur Bütün beynin ancak yüzde birinden az bir kısmını oluşturduğu halde hipotalamusun önemli fonksiyonları vardır. Merkez sinir sisteminin en çok kan damarları ile örülü kısmı olup bütün organizmanın tüm kimyasal durumuna karşı en duyarlı yeridir. Hipotalamus aynı zamanda hem beyin hem de hipofiz guddesi ile sıkı sinirsel ilişki halindedir. Hipotalamusun esas itibarıyla metabolik çalışmanın, beden ısısını düzene koyan otonom fonksiyonların merkezi olduğu anlaşılmaktadır. Hipotalamus vücudun besin ve su ihtiyaçlarına da duyarlıdır. Bu türlü viseral ve somatik eylemlerin düzene konması mekanizmasına homeostasis denir. Böylece beden ısısı, kanda su ve şeker miktarı gibi hususlar, yaşamaya en elverişli seviye ve miktarlarda tutulur. Hipotalamusun, güdülenme durumu, öfke, korku, cinsel heyecan gibi duygusal tepkiler üzerinde de önemli tesirleri olduğu anlaşılmaktadır.


Beyincik (Cerebellum)

Beynin arkasında kafatası boşluğunun alt ve arka kısmında bulunan beyincik,beynin dörtte biri kadardır.Bunun görevi bedenin dengesini ve hareketler arasındaki işbirliği ve ahengi sağlamaktır. Beyinciği çıkarılmış bir hayvanda düşünme, davranma ve duysallık hiçbir zarar görmez, ancak hayvan uçamaz ve dengeli yürüyemez.
Beyinciğin yeni keşfedilmiş bir başka fonksiyonu da devimsel öğrenme anılarının saklandığı merkez olmasıdır. Psikolog Richard F. Thompson öğrenmenin temel yapısının bütün memelilerde aynı olduğunu dikkate alarak arkadaşlarıyla birlikte tavşanların beyinlerinde klasik şartlanma tekniği ile yaptıkları incelemelerden sonra, devimsel öğrenme anılarının beyincikte depolandığını saptamışlardır. (Mccarthy, 1992) Bu buluşun, yani anıların nerede saklandığını bulmak, nasıl meydana geldikleri gibi çok önemli bir sorunu çözmede atılmış bir ilk adım olduğu sayılmaktadır.
Beyin Soğanı

Omuriliğin beyin içine girmiş bir kısımdır. Ön iki çift kafatası sinirinden son yedi çifti ile solunum aygıtına ait sinirler, beyin soğanından çıkar. Bunların bir kısmı burada çaprazlaşır. Bu, bedenin sol kısmında olan bir felcin niçin beynin sağ tarafındaki bir arızadan ileri geldiği olgusunu açıklar. Beyin soğanının nefes alma, yutma, sindirim ve kalp çarpması gibi eylemler üzerinde önemli etkileri olduğu saptanmıştır. Beyin soğanında bulunan ve bir ağ manzarası gösteren retiküler formasyonların, uyku ve uyanıklık hali ile ilgili olduğu sanılmaktadır. Bu bölgeye şiddetli bir vuruş insanı derin uyku veya koma haline sokmaktadır.
Omurilik

Omurga halkalarının meydana getirdiği oluk içinde beyinden 45 santimetre kadar aşağı doğru uzanır. Beyinde olduğu gibi beyaz ve külrengi kısımları vardır. Ama beyindeki durumun aksine omuriliğin külrengi kısmı içinde, beyaz kısmı ise dışındadır. Külrengi madde, omuriliğin içerisinde X harfine benzer bir biçimdedir. Külrengi madde sinir merkezlerinin ana cevheridir. Duysal sinirler ilettikleri uyarımı buraya bırakır, devimsel sinirler le kasları ya da bezleri harekete geçirecek emirleri buradan alırlar.
Omurilik hem bir sinir merkezi, hem de iletici bir organdır. Bir sinir merkezi olarak kendiliğinden meydana gelen ve istemli olmayan refleksleri yönetir. iletici organ olarak da birtakım-duysal ve devimsel uyarımların beyne ya da kaslara gitmesini sağlar. Kol ve bacak gibi bedenin önemli oranlarının sinirleri omuriliğe bağlıdır.
 
Üst